“Geçen gece en inanılmaz rüyayı gördüm:
Aşıktım.
Ve o, o çok basitti. Bize genellikle bahsettikleri gibi değildi.
Rüyamda aşık olduğum insanın yüzünü hatırlamıyorum.
Ama ne hissettiğimi hatırlıyorum, en azından onun bir işareti kalbimde, parmak uçlarımın ucunda, sıkıştı.
Tenin yumuşaklığı, bir gülüşün sıcaklığı, her şeyin iyi olduğu hissi, hiçbir şeyi fazla incelemeye ihtiyacın olmadığının fark edilişi.
O yeterliydi.
Ben yeterliydim.
Aşık olmak gerçekten böyle mi hissettiriyordu?
Filmler bana en güzel okyanusta boğulmak gibi hissettirdiğini söylemişlerdi. Edebiyat bana gökyüzünde uçmak gibi olduğunu söylemişti.
Benim rüyamda, nefes almak gibiydi.”
Çevirisi bana ait. Orijinali ise dracoskywalker isimli tumblr bloğuna ait. Birazdan kendimi kaptırıp bütün hakları saklıdır falan yazacağımdan korkuyorum.
“Kimse seni acı çekmenden korumayacak. Acını ağlayıp, yemek yiyip, kendini aç bırakıp, yürüyüp gidip, yumruk atıp ve hatta terapiye gidip uzaklaştıramazsın. Acın sadece orada ve hayatta kalmak zorundasın. Ona katlanmak zorundasın. Onunla yaşamalı, onu sevmeli, yoluna devam etmeli ve bunda en iyisi olmalısın. İyileşmeye olan kendi arzuların tarafından inşa edilmiş köprünün karşısına, en iyi istikametinde ve en mutlu hayallerinle koşabildiğin kadar koşmalısın.”
Çeviri yine bana ait. Yazının orijinali “Tiny Beautiful Things” isimli kitaptaymış. Ben de gece ikide kazan gibi kafamla çevirmeye çalıştım umarım bir şeye benzemiştir yazarlardan özür diliyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder