9 Şubat 2016 Salı

Bir Aranın Ardından Ödevle Yapılan Giriş! Dede Korkut Falan Filan


-
Sömestr tatili sırasında veya notlar verildikten sonra bu bloğu silmeyi düşündüm ancak bir şey engel oldu dedim edebiyatçı bu bloglara sonradan bir şeyler eklememizi ister falan diye iyi ki de silmemişim teşekkürler beynim, çok uğraşacaktım... Açıkçası sekizinci sınıfta türkçeci bu hikayeleri okumamızı istemişti, hikayelerden performans sınavı yapacaktı ama hikayeleri o zaman da okumamıştım o aklıma geldi. Hey gidi anılar be...

Neyse dönemin ilk ödevi diyelim ve başlayalım birkaç Dede Korkut hikayeleri, şeyleri, bilgileri ve bir tane hikaye örneği. Kopyala yapıştır uyarısı!!!
-


Dede Korkut nedir?

Dede Korkut, Oğuz Türklerinin destansı öykülerinin ilk anlatıcısı ve bu öykülerin kahramanı olan efsanevi ozandır.

Dede Korkut'un yaşamı hakkındaki bilgiler söylentilere dayanır. Dede Korkut Kitabı'nda,
Oğuzname metinlerinde ve bazı tarih kaynaklarında Dede Korkut, "Oğuzların kendisinden akıl danıştıkları, gelecekten haber verdiğine inandıkları, kopuz çalarak bilgece sözler söyleyen, kendisi de bilge bir kişidir.

Oğuz Han'a vezirlik yaptığı, Hz. Muhammet'e elçi olarak gönderildiği ve Oğuzlar arasında
İslam dinini yaydığı da bu söylentiler arasında yer alır. Korkut Ata adıyla da anılan Dede Korkut, efsaneye göre 295 yıl yaşamıştır. Birçok yerde Dede Korkut'a ait olduğu söylenen mezarlar vardır.


Dede Korkut Kitabı

Dede Korkut'un anlattığı ve Oğuz Türklerinin yaşantılarıyla ilgili 12 destansı öykünün toplandığı kitaptır. Asıl adı, Kitab-ı Dede Korkut ala Lisan-ı Taife-i Oğuzan'dır (Oğuzların Diliyle Dede Korkut Kitabı). Kitaba bu adın verilmesi bütün hikayelerde Dede Korkut'un ortaya çıkmasındandır. Oğuz Türklerinin Rum, Ermeni ve Gürcü beylikleriyle yaptığı savaşları ve Oğuz boyları arasındaki anlaşmazlıkları masal biçiminde anlatan bu öyküler aynı zamanda, Oğuzların günlük yaşantıları, dini inançları, töreleri, sosyal ve siyasi durumları hakkında bilgi verir.

Dede Korkut Kitabı'nın Arapça olarak yazılmış 12 hikayeden oluşan asıl nüshası Dresden Kütüphanesi'ndedir. Vatikan Kütüphanesi'nde 6 hikayelik ikinci bir nüsha bulunmaktadır. 1916'da Kilisli Rifat tarafından yayımlanan Dede Korkut Kitabı sonraki yıllarda değişik kişiler tarafından yayımlanmıştır.


***Örnek Hikaye****
Basat'ın Tepegöz'ü Öldürmesi
Oğuzların üstüne düşman gelir. Aruz Koca da kaçarken oğlu Basat'ı düşürür. Oğlanı bir aslan alıp besler.

Çocuk zamanla büyür. Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider. Bu arada bir çoban su kenarında gördüğü güzel peri kızını çok beğenir. Dayanamaz ve onunla birlikte olur. Peri kızı bu birleşmeden bir çocuk dünyaya getirir; fakat bu çocuk bir canavardır, bir samanlıkta büyür ve gelişir. Büyüdükçe büyür ve dev kadar olur. Bu yaratığın kafasında sadece bir göz vardır ve bu yüzden tepegöz denilmiştir. Bir türlü besleyemezler. Tepegöz, ne verseler yer; ama doymaz. Dağlara çıkar, harami olur. Her gün onlarca hayvan ve insan yer. Bunun üzerine Dede Korkut’u çağırırlar ve Tepegöz’e haraçta anlaşmak isterler. Tepegöz, her gün beş yüz koyunla bu koyunӀarı pişirecek aşçıya razı olur.

O sırada Basat, ailelerin feryatlarını duyar ve sorar. Öğrenince Tepegöz’le savaşmaya gider. Dövüşte Tepegöz'ün gözüne kızgın şişi saplayarak onu öldürür ve halkı tepegözden kurtarır.
Burada çobanın peri kızına verdiği zarar sonucu Oğuzların başına gelen felaketler, toplumda kadınlara iyi davranılması konusunda ders vermektedir.

-

Kaynak
http://www.turkcebilgi.com/

https://tr.wikipedia.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder