Ekranda İngilizce bir yazı bırakıp banyoya girmiştim. Döndüğümde onu çevirip yazarım herhalde diye, müzisyenlerle ilgiliydi, duygularını veya yaşadıklarını sanatlarına nasıl döktükleriyle ilgili falan ama döndüğümde buraya çevirip atmak için fazla kısa olduğunu gördüm ve vazgeçtim. Hocanın blogumdan sınıfta bahsetmesi de üzerime biraz sorumluluk yüklemedi desem yalan olur. Kimsenin zaman ayırıp buraya gireceğini düşünmüyorum ama yine de engel olamıyorum işte. Hoca oynatma listesini dinledi mi, oynatma listesi hakkında ne düşünüyor onu merak etmiştim ama kounun daha fazla ben olmasına dayanamadığım için soramadım bile.
Burada ben bahsedeyim bari biraz şu konudan o zaman... Ukulele çalışmak istiyorum gerçi şu an ama sanırım buna da zaman ayırabilirim.
Ne diyorduk... Sanatçılar. Duygu ve düşüncelerini sanatlarına nasıl aktardıkları falan... Uzunluğunu yeterli bulsaydım çevireceğim yazıda müzisyen diyordu ama neyse ben sanatçıların şarkı sözü yazan ve söyleyen kısmını ele alacağım. Sanatçıları açıklamaya kalkarsak bu yazı bitmez çünkü ve saat on bir buçuk oluyor, daha ukulele çalmak istiyorum. Kısa bir şeyler yumurtlayıp gideceğim.
Mesela bir sanatçı şarkı sözü yazarken ne hisseder, o an nasıl bir ruh haline girer bilemiyorum zaten herkesinki aynı da olmaz. Bu arada işini düzgün yapan, yeri geldiğinde metaforlardan vs. yararlanıp gerçekten güzel şarkı sözü yazanlardan bahsediyorum. Yazdığım şiirlerden örnek vereyim mesela ben bir konu hakkında düşüncelerimi o şekilde dile getirdiğimde içimde bir yer yine tam olarak rahatlamasa da o yerdeki rüzgarlar biraz dinmiş oluyor. Sonrasında tekrar okuyarak gülebiliyorum. Bir anlamda kötü veya iyi düşünceleri sömürme diyelim. Tabii bunun gülünecek konusu var, gülünmeyecek konusu var. Ben babamı kek tavasına benzettiğim şiire sonrasında gülebilirim ama Mel izlediği, seks işçiliğini konu alan belgeselden sonra küçük bir kızın gözünden o hayatı anlattığı şiirine sonrasında gülmeyebilir.
Her neyse, insanlar bir şekilde bunu kendilerini ve düşüncelerini ifade etmek için yapıyorlar ve bence bu sihirli denebilecek bir şey. Yaşadıkları, gördükleri, hissettikleri ve daha zilyon şey onlara ilham veriyor ve ürün olarak bunları ortaya koyuyorlar, bazen binlerce, milyonlarca insanın sesi oluyorlar böylelikle, yalnız olmadıklarını onlara hatırlatıyorlar.
Gerçekten devam ederdim ama gözlerim yanıyor ve daha birkaç şey.
“Kim size ne söylerse söylesin, kelimeler ve fikirler dünyayı değiştirebilir. Şiirleri sevimliler diye yazıp okumuyoruz. Şiirleri yazıp okuyoruz çünkü insan ırkının üyeleriyiz. Ve insan ırkı tutkuyla dolu. Tıp, hukuk, ticaret, mühendislik; bunlar ulu ve hayatı devam ettirmek için gerekli işler. Ama şiir, güzellik, romantizm, aşk, sevgi: bunlar uğruna hayatta kaldığımız şeyler.”
Gördüğüm bir film ya da dizi alıntısıydı çevireyim dedim. Hangi film ya da dizi olduğu yazmıyordu açıkçası bakmaya da üşendim neyse.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder