1 Eylül 2016 Perşembe

Yarısına Bile Gelemediğim Defterler

Evdeki yazıcının bilgisayarla bağlantısının sağlanamaması sonucunda yazıcının kurulum cdsini ararken bulduğum üst üste birbirinden hoş defterler oldu, tam yazı yazmalık, içi ince çizgili, hafif kalın kapaklı, ne kalın ne de ince olarak tanımlanabilecek olan defterler.

Kimisinde bir zamanlar yazmaya karar verip konusu dolayısıyla hakkında araştırma bile yaptığım hikayemi buldum. Çok az yazmışım 5-6 sayfa kadar taş çatlasa. Keşke devam etseydim diyorum güzel de gidiyormuş. Defterde bundan başka hiçbir şey yazmıyor güzelim deftere yazık olmuş bence. Okul oluyor bir şey oluyor ergenliğin buhranı tutuyor kaybolup gidiyorum ama araya mutaka bir şey giriyor da yazmayı bırakıyorum. Bir diğeri küçükken yazdığım bir defter, bir gün ünlü olursam ve bir şekilde ortaya çıkarsa aylarca kıpkırmızı bir suratla dolaşmamı sağlayacak şeyler yazıyor. Hayali maceralarım falan.

Tabii her şeye fazla anlam katıp değişik yönlerden bakmayı seven biri olduğum için defterleri okuduktan sonra düşündüm ki kesinlikle yazdıklarımı silmeyeyim veya yırtmayayım, hatta birine yazacağım şiirleri dökeyim, birine ilhamla doğru orantılı olarak aklımdakileri kusayım dedim. Veya çevirdiğim şarkıların tam olarak ne anlatmak istediğini birkaç paragrafla özetleyebilirim. Geçmişten

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Merhaba ben gelecekten Bengisu. Şimdiye kadar okuduğunuz yerler taslak olarak içeriklerim arasında duruyordu ve bir çeşit güncelleme yapayım dedim. Yukarıda bahsettiğim defterde şu an yaklaşık 30 şiirim var ve halimden memnunum. Şu birkaç ayda hayatımda değişen pek bir şey olmadı aslında. Bu blogla ne yapacağımı düşünüyordum çünkü bu bloga içerik eklemem konusundaki ödevi veren hocamın olduğu okuldan ayrıldım, yabancı dil bölümü açılmamıştı. Yani bu blogdaki ödev içeriklerini silsem başım ağrımaz artık. Onuncu sınıfın ikinci dönemi, buradaki içerikleri silmediğim için mutlu olmuştum vesaire ama şu an bana hiçbir artısının olacağını düşünmüyorum. Belki bu blogu isminin güzelliğine kıyamadığım için kapatmam ve burası öylece çürür, Bilmiyorum. Ama merak ediyorum acaba geçmişten yazıp bırakmasaydım onun cümlesi nasıl sonlanırdı. Neyse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder