17 Aralık 2015 Perşembe

Bazı İkinci Yeni Şairleri ve Birer Örnek Şiirleri

İlhan Berk -18 Kasım 1918 - 28 Ağustos 2008-





















DENİZ KİTABI


Bitkileri öğreniyorum. Otları, çiçekleri
Bir taflanı alıyorum. Taflan bu diyorum.

Başlıyorum incelemeye tutup iki ucundan. 
Bir pelin yaprağını koparıyorum sonra. 

Özsuyu çıkıyor elime.Bir dalı kanırtıyorum 
Yininden. Uzun, incecik bir söğüt dalını 

Damarlarını sayıyorum, bir suya bırakıyorum 
Dünyanın en güzel yeşili o zaman anlıyorum. 

Böyle bütün gün dolaşıp duruyorum 
Sonra birden kağıda kaleme sarılıyorum. 




Cemal Süreya -1931 - 9 Ocak 1990















GECE BİTKİLERİNDEN 



Gece bitkilerinden korkuyorum,

Hayır, geceleri bitkilerden!
Gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
Bana açtığın her telefon. 

İki kalp arasında en kısa yol: 
Birbirine uzanmış ve zaman zaman 
Ancak parmak uçlarıyla değebilen 
İki kol. 

An ki fıskıyesi sonsuzluğun 
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.





Edip Cansever -8 Ağustos 1928 - 28 Mayıs 1986-




















KAKTÜS


Sonunu istemiyorum sessizliğin

Yokluğu istemiyorum bu akşamüstü çınlamasında
Yüzümü dizlerime dayıyorum, bitiştiriyorum
Kollarımı da 
Bir kaktüs olmalıyım ben, dışıma yağan bir sağnak 
Olmalıyım 
Uçsuz bucaksız dünyada 
Güneşin doğuşunu bekleyen. 

Ufukta ansızın bir ışık çizgisi 
Avuçlarımdayım belki. 










Ece Ayhan -10 Eylül 1931 - 12 Temmuz 2002-




















DENİZİN ALTINDAKİ BANDOLAR


İşte ölüm şu derin taçlı şiirdir bak
Duman adamları maskeli katanalarıyla geçiyor
Çalan bir bandonun eşliğinde
Şimdiye dek ölünmeyen kentimizin üzerinden
Hiç değilse sokaklarında

- Sayın padişahım muhbir
Denizin altındaki bandolar da çalıyor muydu?

Parmak çocuk sorusu karşılığını da içinde taşır

- Ama şurasını unutuyorsun hep
Boğuldukları zamanki yaşlarıyladır çalgıcılar

Herhalde böyle bir şiire başlayan onu bütünler.




Turgut Uyar -4 Ağustos 1927 - 22 Ağustos 1985



ÇOK ÜŞÜMEK



Bir Kalır uzun resimlerde anısı sakallarımızın

Urban içinde üşüyüp üşüyüp kaldığımızın

Bir Kalır yanık yağlar yataklarda o oteller 
Meydanlar heykeller sizin olmadığınız o her yer 

O çok yalınç gerçekli gelip gitmeler 

Bir kalır uzun duvarlar ve onların dipleri 
Bir kalır yılgın Adamların hep "Evet" dedikleri 

Çok üşürdük hep üşürdük üşümekti bütün yaşadığımız 
Üşürdü ellerimiz aşkımız sonsuz uzun sakallarımız 

Tükenir dağınık diriliği kaşıntımızın bir gün 
Bir Kalır uzun kitaplarda anısı çok üşüdüğümüzün



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder